Fyodor Dostoyevski
Şeyda Nur Durmaz
Ezgi Durmuş
Serap Duygulu
Zeynep Emeç
1984 yılında dünyaya gelen Zeynep Emeç, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Almanca Mütercim Tercümanlık bölümünden mezun oldu. Henüz üniversitedeyken Sabah’ta başladığı gazetecilik serüvenine Habertürk’te devam etti. İki gazetede muhabir ve editörlük görevlerinde bulunan Zeynep Emeç’in biyografi- roman türündeki ilk kitabı “Kavalalı Ailesi”dir.
Erdal Emre
1975 Tunceli doğumlu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun
oldu. 2000 yılında Yön Radyo’da yayıncılığa başladı. Haber müdürlüğünün yanı sıra siyasal, toplumsal ve kültürel
alanlarda radyo programları ve belgeseller hazırladı. Sivas Olayları, Deniz Gezmiş ve Arkadaşları’nın İdamı, 15-
16 Haziran İşçi Ayaklanması, 12 Eylül Askeri Darbesi ile
ilgili radyo belgesellerinin yanı sıra Ahmet Arif, Nazım
Hikmet, Âşık Mahsuni Şerif, Ahmet Kaya’nın sanatını
ve yaşamını anlatan özel radyo programları hazırladı. Yurt
gazetesinde kitap, kültür ve sanat yazıları yazdı. Karşı gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Hâlâ YÖN Radyo’da Genel
Yayın Yönetmenliği görevini yürütmektedir.
Epiktetos
Selçuk Eracun
Bir Pera Masalı- Selçuk
Eracun, Fatma Berber,Sümeyra Gümrah Teltik
Selçuk Eracun:
1968 yılında dünyaya
gelen Selçuk Eracun, 1871’den beriİstanbul’da yaşamakta olan Eracun ailesinin
dördüncü kuşağıdır.Ayasofya Müzesi’ni Koruma ve Turizm Derneği’nde yediyıl
çalışan Selçuk Eracun aynı zamanda Ayasofya ve Kariye
Müzesi’nde “zamanda
yapı” üzerine çeşitli araştırmalar yaptı.Bizans resim sanatı ve Ortodoks
ikonaları üzerine de araştırmalaryapan Selçuk Eracun, bu alanda çalışmalarına
halen devametmektedir. Ayasofya Müzesi’nde çalıştığı dönemde, ülkemizegelen
birçok yerli ve yabancı misafirle birlikte devlet konuğustatüsündeki protokole
de rehberlik hizmeti verdiği gibi KariyeMüzesi’ni sekiz dilde anlatan tanıtım
kitabının da yazarıdır.
Dolmabahçe Sarayı ve
Efes örenyeriyle ilgili kitapları da basılanSelçuk Eracun’un Sultanahmet
Gazetesi isimli bölgesel gazetedeçeşitli kültürel haber ve makaleleri
bulunmaktadır. Ayrıca“Ayasofya’nın Derinliklerinde” belgeselinin sanat
yönetmenliğini
yapmıştır. Bu çalışma
Dan Brown’un Cehennem romanına daesin kaynağı olmuştur. 2010-2011 yılları
arasında, Kültür ve TurizmBakanlığı profesyonel turist rehberi olmaya hak
kazananSelçuk Eracun, İstanbul Rehberler Odası üyesi olup, 17. dönemTureb
delegesidir.
Fatma Berber:
“Bu şehir arkandan
gelir/ ömrünü nasıl tükettiysen tümyeryüzünü de öyle tükettin” diyor Kavafis.
Pera, benim içinyüzyıllık masalları anlatan bir sırdaştı. Sanki köşe başından
şapkalarıyla Madam
Katya el sallıyor, Mısır Apartmanı’ndayorgun vücuduyla Akif ’in silueti görünüyor,
Pera Palas’taMata Hari’nin casusluk hayalleri ya da Agatha
Christie’ningözyaşları Haliç’in sularına karışıyor. Bilinen isimlerin ötesinde
Pera’da dolaşırken
acaba yüz yıl önce burada kim yaşamıştı,hangi çocuk velespit için ağlamıştı ya
da hangi gençkız sevgilisiyle buluşmuştu Elhamra Sineması’nda diye
düşünürüm.İlerde Çiçek Pasajı’nda kaçışan kızlar ve yangında külolan Naum
Tiyatrosu’nun çığlıkları gelir kulağıma. Pera, senbenim için tüm
adlandırmaların ötesinde ontolojik âcizliğimenefessin. Bir şehre nasıl âşık
olunurun en güzel cevabısın.
Yaşanmışlıkların,
anıların, biriktirdiklerin ötesinde zamanınöylece alıp geçtiği bir hatıralar
arşivi değilsin. Şimdi kollarımıaçtım gözlerimi kapadım Cadde-i Kebir’de
Abdülaziz’in Gondol’unudinliyorum, siz de duyuyor musunuz?”
Sümeyra Gümrah Teltik:
Tarih, bir ezber
zinciri değildi benim için. Bazen unuttuklarımız,akılda kalanlarla kendi
hatıralarımızla şekillenen biranımsama biçimiydi. İstanbul’un simgesi olan
Peraise yüzyıllıkhikâyeleriyle beni şekillendiren, ardından kendi hikâyelerimi
yaşadığımoyun alanı gibiydi. Çocukken bu şehirden uzakta, hayranlıkve özlemle
tüm kalemlerim, kalemliklerim İstanbul siluetleriyledoluydu ki yıllar sonra bu
siluet çalıştığım mekânlara veönemlisi ruhuma sindi. İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz
pek çoksanat etkinliklerinde İstanbul ve Pera festivallerin
kahramanıydı.Konserleri dinlerken mekânın duvarlarına, tavanına bakar
müziğionlara sinmiş yaşanmışlıklarla yoğurur ve ruhumda gezdirirdim.
Peralımonoklu
beylerin Rebul’den aldığı lavanta kokusugelir burnuma. Ağa Camii’nde bir şehrin
işgalini görürüm. GalataKulesi’ndeki Vedat’ın intiharına içlenir, Markiz’de
Ayten’in çığlıklarınıduyarım. Cadde-i Kebir’de yürürken yüz yıl öncesininyaşamı
belirir zihnimde. Tüm değişimlere inat.
Osman Nuri Eralp
1877, Arapgir doğumlu Osman Nuri Eralp, Türk bakteriyolog ve veteriner hekimdir. Eğitimini İstanbul’da Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiyeyi bitirdikten sonra Paris Sorbonne ve Institut Pasteur’de tamamladı. Osman Nuri Bey’in asıl uzmanlık alanı bakteriyoloji olmakla birlikte kimya alanında da çalıştığı ve çeşitli eserler verdiği biliniyor. Osmanlı dönemindeki en kapsamlı organik kimya kitabı Osman Nuri Bey tarafından yazılmış olup “İlm-i Kimya-yı Uzvi” ve “Kimya-yı Uzvi-i Tıbbi” adlarıyla, 1902 ve 1905’te iki cilt olarak yayımlanan bu kitabın, düzenli bir bibliyografya içeren ilk kimya kitabı olduğu düşünülüyor. 1905’te Fransa’da yayımlanan yöntemi, “Osman Nuri Metodu” adıyla, Besson’un “Technique Microbiologique et Serotherapique” ile Dopter ve Sacquépée’nin “Précis de Bactériologie” kitaplarında yer aldı.
Pasteur Enstitüsü’nde yayımlanan başarılı araştırmaları sonucunda Fransa hükümeti tarafından 1910’da “Officier d’Académie” ve 1923 yılında “Officier de l’Instruction Publique” nişanları ile ödüllendirilen Osman Nuri Bey, 1910 yılında yayın hayatına başlayan “Cerîde-i Baytâriyye-i Askeriyye”nin bir süre başyazarlığını yaptı. Sivil Veteriner Okulu’nda 1908’de histoloji, patolojik anatomi ve genel patoloji derslerini vermeye başladı. 1914’te binbaşılığa yükseltilen ve 1908-1921 yılları arasında “İlm-i Ensaç” adı altında, İstanbul ve Ankara üniversitelerinde histoloji ve embriyoloji dersleri veren Osman Nuri Bey, I. Dünya Savaşı sırasında Askeri Veteriner Okulu’nun bakteriyoloji ve kimya laboratuvarlarını içine alan Askerî Bakteriyolojihâne-i Baytâri’nin müdürlüğüne atandı. Savaş boyunca sergilediği üstün hizmetleri nedeniyle Harp Madalyası ile onurlandırıldı.
1929’da emekliliğe ayrılan ve 1940’taki vefatına kadar çalışmalarına devam eden Prof. Dr. Osman Nuri Eralp’in, Türkiye’de bakteriyolojinin tarihsel gelişimine ön ayak olmuş bir bilim insanı olarak, 12 kaynak kitabı, 5 bilimsel çeviri kitabı, 68 bilimsel makalesi ve 1905-1924 yılları arasında Almanya ve Fransa’da yayımlanan 18 makalesi bulunmaktadır.
Oytun Erbaş
Oytun Erbaş, 2001 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden dönem ikincisi olarak mezun olmuştur. TUS’ta 7 kez derece (ilk 10) yapmıştır. Esas deneyim alanı ilaç AR-GE çalışmaları olan Erbaş, sinirbilim, biyolojik psikoloji, fizyoloji ve fizyopatoloji dersleri vermektedir. İyi derecede ingilizce bilmektedir. Bekardır.
Halen Fizyoloji Bilim Dalında Doçent Doktor olarak farklı üniversitelerde öğretim üyeliği yapmaktadır.
Amerika Birleşik Devletleri Illinois eyaletindeki “Experimental Medicine” ve Gebze-Kocaeli & Tübitak Teknoloji Geliştirme bölgesindeki “Deneysel Tıp” İlaç ARGE Laboratuvarlarının kurucusudur.
Yaptığı deneysel çalışmalarla, Uluslararası Otolojik Cerrahi Derneği’nden Kulak Burun Boğaz Hastalıkları dalında ‘‘Politzer Ödülü’’(2013) ve Avrupa Ortopedi ve Travmatoloji Derneği’nden ‘‘Jacques Duparc Ödülü’’(2013) almıştır. Ayrıca ulusal kongrelerden onlarca en iyi proje ve en iyi sözlü bildiri ödülleri kazanmıştır. Uluslararası indesklerde (SCI ve SCI-E) dizinlenen dergilerde 100’den fazla bilimsel makalesi yayınlanmıştır.
Ayrıca, Istanbul Bilim University Florence Nightingale Journal of Medicine ve Istanbul Bilim University Florence Nightingale Journal of Transplantation dergilerinin yayın sekreterliği ve yayın editörlüğü görevini yürütmektedir.














